İnşaat malzemesi sanayi üretimi ekim ayında yüzde 8,7 arttı

Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) tarafından her ay hazırlanan Aylık Sektör Raporu’nun Aralık 2023 sonuçları açıklandı. İnşaat malzemesi sanayisinin 2023 ilk 3 çeyreğinde farklı oranlarda büyüme gösterdiğine işaret edilen raporda, yılın son çeyreğine giriş yapılan ekim ayında da üretim artışının sürdüğü belirtildi. Dış pazarlarda talep koşullarının ekim ayında zayıf kaldığına değinilen raporda, yurt içinde seçimler sonrası yeni fiyatlamalar ve yeni ekonomi politikalarının etkisiyle beklentilerin üzerinde bir üretim artışı yaşandığına dikkat çekildi.

Ekim ayındaki yüzde 8,7’lik üretim artışı alt sektörlerin 15’ine yaradı

Türkiye İMSAD raporuna göre, inşaat malzemesi sanayi üretimi 2023 yılının ekim ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8,7 arttı. Yeni ekonomi politikalarına uyum gösterildiği yeni süreçte, inşaat malzemesi sanayi üretiminde beklenenden yüksek büyüme gerçekleşti. 2023 Ekim ayında 22 alt sektörün 15’inde üretim artarken, 6’sında geriledi, 1 alt sektörde ise değişim gerçekleşmedi. 2023 yılının ilk on ayında ise geçen yılın aynı dönemine göre en yüksek üretim artışı yüzde 36,5 ile metalden yapı ve yapı parçalarında gerçekleşti. Metal kapı ve pencereler üretimi ise yüzde 35,6 yükseldi. Ahşap inşaat malzemesi üretimi yüzde 23,1, hazır beton üretimi ise yüzde 16,8 arttı. Yılın ilk on ayında üretimde en yüksek gerileme yaşanan alt sektör yüzde 15,7 ile inşaat camları olurken, onu yüzde 11,9 ile seramik kaplama malzemesi izledi.

Sıkılaştırma politikaları inşaat sektöründeki iş koşullarını etkiliyor

Haziran ayında uygulamaya alınan ekonomide sıkılaştırma politikalarının inşaat sektöründeki iş koşullarını etkilemeye başladığına vurgu yapılan raporda, ekonomide yılın ikinci yarısında iç talebi yavaşlatmaya dönük olarak faiz artışları, seçici kredi politikası ve kredi sınırlamaları ile TL likiditesinin azaltılması uygulamalarının gerçekleştirildiği bilgisi verildi. Bu politikalar tamamen yurt içinde faaliyet gösteren ve yine finansmanını yurt içinden sağlayan inşaat sektörü için de kısıtlayıcı oldu.

Yılın son çeyreğinde iş koşullarında sıkılaşmanın etkilerinin görüldüğüne işaret edilen raporda, yüksek finansman maliyetleri nedeniyle inşaat işlerinde talebin yavaşlamaya başladığı aktarıldı. Diğer yandan sektördeki işgücü eksikliği de genel bir sorun olarak daha belirgin hale geldi. Deprem bölgesine giden işgücü nedeniyle diğer bölgelerde işgücü açıkları oluştu. Malzeme ve ekipman eksikliği ise yılın son ayında en düşük seviyesine indi. Finansman sorunları seçimlerin hemen ardından artış gösterdi. Ancak rapora göre, finansman sorunlarının seviyesi yılın ikinci yarısı boyunca aynı kaldı. İnşaat sektöründe iş koşullarındaki değişimin talep tarafındaki yavaşlama ile belirgin hale geldiğine değinilen raporda, inşaat malzemesi sanayine dönük taleplerin de buna bağlı olarak yeni yılın ilk 2 çeyreğinde sınırlanacağı tahmin edildi.

İnşaat sektörü 2024’te yüzde 5 büyüme hedefliyor

İnşaat sektörünün son dört çeyrek dönemdir genel ekonominin üzerinde büyüme gösterdiğine vurgu yapılan Türkiye İMSAD raporunda, şu ifadelere yer verildi: “Uzun süreli daralmanın ardından baz etkisiyle inşaat sektörü büyüme gösteriyor. 2024 yılında genel ekonomide yüzde 4,0 büyüme hedefi bulunuyor. Ancak iç talep kısılırken, ihracat ve yatırımlar ile büyüme desteklenecek ve büyümenin kompozisyonu değişecek. İnşaat sektöründe ise 2024 yılında hem genel ekonomik koşullar hem de sektörün kendi dinamikleri belirleyici olacak. İnşaat sektörünün genel ekonominin üzerindeki büyümesini sürdürmesi halinde 2024 yılında yüzde 4,5-5,0 büyümesi muhtemel görünüyor. Ancak inşaat sektöründe büyümeyi sınırlayacak iki unsur bulunuyor. Bunlardan ilki 2024 yılının son çeyreğine kadar sürmesi beklenen sıkı para politikası ve yüksek faizler. İkincisi ise kamu bütçesinde deprem bölgesi dışındaki yatırımlarda çok sınırlı büyüme hedeflenmesi. 2024 yılında inşaat sektöründe büyümeyi destekleyecek daha çok kendi dinamikleri kaynaklı unsurlar bulunuyor. Öncelikle 2023 yılında alınan yapı ruhsatlarında artışların yaşanması ve yerel seçimler öncesi izinler ve tek yapılarda yıkım-yeniden inşa işlerinin hız kazanması bu unsurların başında geliyor. Deprem bölgesindeki faaliyetlerin kademeli olarak talep yaratmaya devam etmesi ve deprem odaklı kentsel dönüşüm faaliyetlerinin de artırılması hedefi inşaat sektörünün büyümesine olumlu etki edecek unsurlar arasında yer alıyor.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x