Bin yıldır ayakta. “Dünya Mirası olmayı hak ediyor”

Bin yıldır ayakta. “Dünya Mirası olmayı hak ediyor”

Kars’ın en önemli tarihi yapıları arasında bulunan yaklaşık bin yıllık Kars Kalesi, Kars’ın panoramik manzarasını ziyaretçilerine sunuyor. Her gün binlerce ziyaretçiyi ağırlayan yaklaşık bin yıllık kale, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaparken savaşlara, kuşatmalara ve yıkımlara rağmen ayakta kalmayı da başardı.

Kars Kalesi’nin yalnızca Kars’ın değil, Anadolu’nun ve Türk-İslam tarihinin en önemli kültürel miraslarından biri olduğunu söyleyen Kafkas Üniversitesi Dede Korkut Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Tarihçi Prof. Dr. Yaşar Kop, kalenin UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alması gerektiğini belirtti.

Kars Kalesi’nin bin yıldır ayakta durduğunu ve ihtişamını koruduğunu belirten Kop, kalenin ismini Milattan önce 130’larda buraya gelip yerleşen Karsak boyundan aldığını söyledi.

Kalenin tarihinden bahseden Kop, “Kars Kalesi, 1152’de Anadolu Selçuklu hükümdarı I. Rükneddin Mesut’un isteği üzerine Melik İzzet, Sultan Melik İzzet’in emriyle Firuz Akaya yaptırılmış. Eninin uzunluğu 90 metre, gerçek uzunluk 250 metre ya da etrafıyla beraber 27 bin metre. 220 tane de burcu var” dedi.

Kalede mescit, cephanelik, hamam ve koğuş olduğunu ifade eden Kop, “Tam bir kompleks. Ama özellikle panoramik bir merkezde olan bir Kars Kalesi var” dedi.

Kars’ta son verilere göre yaklaşık 810 tescilli kültür varlığının bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Kop, buna rağmen Kars Kalesi’nin ne UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde ne de UNESCO Geçici Miras Listesi’nde yer almadığını vurguladı.

Kars Kalesi’nin yalnızca filmlere ve belgesellere konu olacak bir yapı olmadığını belirten Prof. Dr. Yaşar Kop, “Bu ihtişamını bin yıldır koruyan Kars Kalesi’nin artık UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alması gerekiyor” dedi.

Böyle bir yerin göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade eden Kop, “İhtişamını, muazzamlığını koruyan bu kalenin sadece Türk sinemalarında yer almaması, UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde de yer alması bizler açısından Karslılar açısından, bilim adamları açısından, tarihçiler açısından çok elzemdir” diye konuştu.

Öte yandan, hem tarih meraklılarının hem de fotoğraf tutkunlarının ilgi gösterdiği Kars Kalesi, özellikle yaz aylarında çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor.

Kaleye çıkan ziyaretçiler, bir yandan binlerce yıllık tarihin izlerini keşfederken diğer yandan Kars Çayı, tarihi Taş Köprü ve kent merkezi manzarasını seyretme fırsatı buluyor.

Şehrin kültürel hafızasının sembollerinden olan Kars Kalesi, ziyaretçileri geçmişten günümüze taşıdığı tarihi mirasıyla zamanda yolculuğa çıkarıyor.

The post Bin yıldır ayakta. “Dünya Mirası olmayı hak ediyor” first appeared on Kilis Egitim.

Author: Mehmet Koç