İstanbul’da, bebek acil hastalarının özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edilerek ölümlerine ve haksız kazanç sağlanmasına ilişkin yürütülen Yenidoğan Çetesi davasının 40. duruşması başladı. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından adliyenin konferans salonunda gerçekleştirilen duruşmada, organize suç örgütü lideri olduğu öne sürülen doktor Fırat Sarı’nın da aralarında bulunduğu tutuklu dört sanık, bazı tutuksuz sanıklar, mağdurlar ve taraf avukatları hazır bulundu.
Duruşmada, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Cumhuriyet savcısı, tutuksuz sanık Bağcılar Medilife Hastanesi Başhekimi Cafer Akdur’un 6 Ocak tarihinde hayatını kaybettiğini belirterek, dosyasının ayrılmasını talep etti. Ayrıca, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Duruşma salonunda polis ekipleri tarafından sıkı güvenlik önlemleri alındığı gözlemlendi.
Davanın geçmişine dair, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı’nın liderliğindeki suç örgütünün, yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin 112 sevk sistemini devre dışı bırakarak doluluğunu artırmayı amaçladığı anlatılmakta. İddianamede, hastaların sağlık durumlarının olduğundan daha ağır gösterildiği, gereksiz yere uzun süre hastanede tutuldukları ifade ediliyor. Bu yöntemle, SGK’dan yüksek miktarda ödeme alındığı ve bazı hasta yakınlarından da fazla ücret talep edildiği belirtiliyor. Bebek hastaların, uygun sağlık hizmeti alabilecekleri hastaneler yerine, örgüt tarafından belirlenen hastanelere yatırıldıkları ifade edilmekte.
İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebek ölümünden dolayı “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlarından toplam 10 kez, “resmi belgede sahtecilik” suçundan ise 11 kez olmak üzere toplamda 177 yıl altı ay ile 582 yıl dokuz ay hapis cezası isteniyor. Sanık Gıyasettin Mert Özdemir için de “kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi”, “kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi”, “kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından toplam 180 yıl ile 589 yıl 9 ay hapis cezası talep ediliyor. İddianamede, 44 sanık hakkında da benzer suçlamalarla hapis cezaları öngörülmekte.
Soruşturma sürecinde İstanbul’da 9, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde ise 1 hastanenin ruhsatı iptal edilmiş ve bu hastanelerde tedavi gören bebekler ambulanslarla kamu hastanelerine sevk edilmiştir. Ayrıca, yenidoğan çetesi soruşturmasını yürüten Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’in, makamında ölümle tehdit edildiği ve bu sebeple bazı kişiler tutuklanmıştır. Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya’da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat’ta intihar etmiştir.